GEÇTİ BOR’UN PAZARI 

Başta kavak yelleri estiği günler hani ?

Umduğumuz neş’eler, şerefler, ünler hani ?

Beklenilen alaylı, şanlı düğünler hani ?

Servi gibi ümitlerdöndü birer iğdeye,

Geçti Bor’un Pazarı sür eşeği Niğde’ye.

Sende cevher var imiş, onu herkes ne bilsin ?

Kimle böyle züğürdün huzurunda eğilsin ?

Şöyle bir dairede Müdür bile değilsin,

Ne çıkar öğrenmişsin mesaha-i (Pi) diye,

Geçti Bor’un Pazarı sür eşeği Niğde’ye.

Bilmem ki, ne olmaktı senin gayen, maksadın ?

Fare gibi kitaplar arasında yaşadın,

Ne dans ettin, eğlendin, ne de sevdin kız, kadın,

Kim dedi hey serseri gençliğine kıy diye ?

Geçti Bor’un Pazarı sür eşeği Niğde’ye.

Gönül ne çalgı ister, ne eğlence, ne de dans

Ne de güzel kadınların önlerine revans,

Kapandıkça kapandı, bunca yıldır kahbe şans,

İhtiyarlık gölgesi perde çekti dideye,

Geçti Bor’un Pazarı sür eşeği Niğde’ye.

 

 

 

Fırsatı iyi kolla, olma sakın dangalak,

Genç iken vur partiyi, durma ye keyfine bak,

Sonra iç şampanyalar, viskiler bardak, bardak,

Dokunuyor üç kadeh şimdi bizim mideye,

Geçti Bor’un Pazarı sür eşeği Niğde’ye.

Hasan’ın böreğine vaktinde yetişmeli,

Hiç durmadan gövdeye atıştırıp şişmeli,

Yanıp da kavrulmadan mükemmelen pişmeli,

Sonra seni almazlar hiç bir yere çiğ diye,

Geçti Bor’un Pazarı sür eşeği Niğde’ye.

 

Namdar Rahmi Karatay

Bursa-1933

 

 

Kaynak: NİĞDE YILLIĞI-1967